Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu




14 Ağustos 2013 Çarşamba

"1 Kitap 1 Mektup" Etkinliğinde Çooook Sevdiğimiz Bir İllüstratör "Ayşe İnan Alican" var ve tabii 3 Kedi 1 Dilek :)


Nerde kalmıştık :) "1 Kitap 1 Mektup" etkinliğinin 3.sünü bayramdan sonra yapacağımızı duyurmuştuk sanırım. Bayram öncesi pes etmeyen tavuk Hilda ile tanışmıştık,o hala aklımda :)
Şimdi sırada 3. etkinlik ve çoooook sevdiğimiz illüstratör Ayşe Abla ile (Lokum'un deyişiyle) röportaj var :)
Bir de tabii 3 Kedi ile 1 Dilek :)

Sevgili Ayşe İnan Alican,
İstanbul Kitap Fuarı’nda tanışmıştık sizinle ve Lokum adına kitap imzalayıp çizmiştiniz. O günden sonra da çizimlerinizin takipçisi olduk ve şimdi de blogumuzdaki “1 Kitap 1 Mektup” etkinliğine katılarak bizi çok mutlu ettiniz.
Hemen belirteyim ki merak ettiğimiz bir dolu soru var;
Öncelikle yaptığınız işin adı illüstratör/çizer/grafiker mi? Bu meslek adlarını birbirlerinin yerine kullanmak doğru mu yanlış mı?
Bir metni veya iletilmek istenen mesajı canlandırıyor ve yorumluyorum, resimle aktarıyorum bu yüzden, illüstratörüm. Gazetede karikatür çizerken karikatürist veya çizerdim, reklam sektöründe tasarım yaparken grafik tasarımcı.
Kaynak: http://www.cizeriz.biz/iletisim.php
Daha çok çocuklara yönelik çizimler yapmanızın bir nedeni var mı?
Masal düşkünlüğümün yanı sıra resimli kitapların çocukluğumdan beri beni büyülemesi, çocukların sıcak ve sahici dünyalarında resimlerle buluşuyoruz duygusu, bir çeşit oyun oynuyorum aslında, onlarla. Yaptığım işin kalıcılığı da iyi yanlarından.

Bildiğimiz kadarıyla Hacettepe Üniversitesi Grafik Ana Sanat Dalı’ndan mezunsunuz. Mezun olduktan sonra önünüzde hangi kapılar açıldı ve sizi şu an bulunduğunuz yere nasıl getirdi?
H.Ü. mezuniyet tezi olarak tutkumun ilk parçası olan “Elma Kelebeği” adlı öyküyü resimlemiştim. Tesadüfen görülen eskiz defterimle mezun olur olmaz günlük bir gazetede karikatür çizerek ardından da 9 yıl ders kitabı resimleyerek geçirdiğim zaman asıl yapmak istediğim şeyi geç de olsa hatırlattı. Serbest çalışmaya tezimin tasarımını da yaparak büyük bir heyecanla başladım. Bu uzun süreci bir yandan da dergi, afiş, ambalaj, takvim, bilimsel ve teknik illüstrasyon ve tasarım çalışmaları takip etti. Bu arada “Elma Kelebeği” de basıldı. Fakat her detayını yazar ve editörle paylaştığım benim için ilk diyebileceğim “Kim Korkar Kırmızı Başlıklı Kız’dan” adlı resimli kitapla hayalim başlamış oldu.

Önünüze gelen yeni bir projeden bahsedecek olursak, hangi kriterlere göre o projeye dahil olmayı kabul ediyorsunuz?
İlk okuduğumdaki duyduğum heyecan en etkili seçim nedenim. Özgün, yaratıcı, evrensel, sahici, çocuğu erken büyütmeyen, çocuğun bir dahi olduğunu düşünerek yazılan metinler beni büyülüyor ve çocuksu bir coşkuyla projeye dahil oluyorum.

Muhtemelen birçok değişkeni var ama bir kitabın çizimi ne kadar sürede tamamlanıyor?
Ortalama 5 ayda orijinaller bitmiş oluyor. “Beyoğlu Macerası” istisna diyelim. Resimlemesi 8 ay sürdü.

Okuduğunuz bir metinden hangi parçalara çizim yapılması gerektiğine nasıl karar veriyorsunuz? Çünkü gerçekten iyi bir resimli kitapta –sanırım- yazıları okumadan hikayeyi anlayabilmek gerekiyor.
Metindeki duyguları, dildeki renkleri, oyunları en iyi yansıtabilecek kareyi seçerken; acemi karalamalardan emin olana kadar devam ediyorum. Çocukları içine çekebilecek sahne ve detaylar eklemeden de yapamıyorum.
Çocuğun düş gücünü kısıtlayan tüm ipuçlarını veren resimler iyidir dersek yanlış ve eksik olur sanırım. 
Resmin metindeki duyguyu verebilmesi, çocuğa canlandırılan dünyaya katılma hissi vermesi ve bu sayede metni okumak istemesi daha iyi diye düşünüyorum.

Karakterlerin ne giyeceği, bakışlarının nasıl olacağı vs. eğer ki metinde yazmıyorsa nasıl belirliyorsunuz?
Metindeki duygu ön planda olarak defalarca çizerken bunca zamandır biriktirdiğim görsel ve düşsel hafızamdan karaladığım karakterlerden birisiymiş bakışıyla, minik çizgi hareketlerinin bazen tesadüf dercesine birleşmesiyle ortaya çıkıyor.

Metnin yazarına hangi aşamalarda çizimlerden gösteriyorsunuz? Ya da tüm çizimler bitince mi yazar da görebiliyor :)
Eskizler bittiğinde yazar ve editör ile tüm detayları gözden geçiriyoruz. Metni aynı dilde renk ve oyunlarla yansıtmaya çalışırken kurduğunuz dostluk, kimya, sihir ve paylaşım çok önemli.

Çizim –en azından bizim için- oldukça zor bir iş. Gerçekten yetenek midir bu işin temeli yoksa asıl eğitim mi büyük ölçüde şekillendirir kişiyi?
Biraz görsel belleği konusunda yeteneği olanlar.Ustalaşmak yoktur aslında, arzunuza biraz daha ulaşmak     çabası, daima acemi bir ruhla bu alanda meraklı, araştırmacı, sabırlı, kararlı çaba sarf etmek.

Önünüzde bembeyaz bir sayfa varken –ya da bilgisayar/tablet ekranı- hayal gücünüz ne ile beslenir?
Genellikle çocuk yüzleri, özellikle gözleri, merak, arzu, heyecan, mutluluk, mutsuzluk, sevinç ya da üzüntü ifadesinin dolaysız hallerini yansıtıyorlar ve ipucu veriyorlar. İmge düzeyinde hala canlı kalan çocukluğumdan, bitmez tükenmez doğa düşkünlüğümden, yaşadığım çirkin ya da güzel olan her şeyden etkilenerek doğadaki doku ve desenlerle cisimlere, kağıda, boyaya bulaşarak bembeyaz kağıdı kirletiyorum.

Her çizerin yaptığı çizimin şekli bir çeşit imza mıdır? Çünkü bir süre sonra isme bakmadan da –özellikle de Bilim Çocuk dergisinde- “bu çizim Ayşe İnan Alican’ın,aa şu çizim Pino’nun ya da Bengi Gençer’in” diyebiliyoruz.
Renk ve desenleri kullanırken sizi besleyen unsurları kullanmaktaki tercihleriniz, oyunlarınız ister istemez ele verir kendini.

Sizi sosyal medyada çok fazla göremiyoruz ya da biz bulamadık :) Bu tercihin özel bir nedeni var mıdır?
Beni nasıl buldunuz :) E-posta yoluyla bu alanla ilgili tüm soruları cevaplandırmaya çalışıyorum. Çocuklarla yaptığım gibi birebir paylaşımlar ve etkinlikler öncelikli tercihlerimden. 7 yaşındaki kızım, etkinlikler, dergiler ve kitaplar...güne biraz zor sığıyor.

Yabancı çizerlerden kimleri seviyorsunuz ve yaptıkları çizimleri nasıl takip ediyorsunuz?
Yerli , yabancı Sarah Dyer,  Peter McCarty, Shaun Tan, Celia Chauffrey, Colin Thompson, Eugenia Nobati, Gustavo Aimar, Holly Clifton, Can Göknil, Behiç Ak, Ferudun Oral, Selçuk Demirel, Gürbüz Doğan Ekşioğlu, Mustafa Delioğlu ... birçok usta sanatçı var. Zaman bulursam web sitelerinden fakat daha çok basılı kitaplarını tercih ediyorum.

Çok sevdiğiniz çocuk kitapları hangileri?
André Neves - Bulutların Arasında
Simla Sunay- Çeşme ve Rüzgar son zamanlarda sevdiklerimden.

Çalışırken “olmazsa olmaz”larınız var mı? Çay, kahve,ışık, kalem vs.?
Hayal gücü.

Son soru da Lokum’dan; siz olsaydınız “3 kedi 1 dilek”teki bir hikayede ne dilek tutardınız :)
Soru Lokum’dansa çatısında dolaşabildiği binalar, mahallenin balıkçısı- kasabı- bakkalı, sokakta- parklarda oynayabilen çocuklarıyla yemyeşil mahalleleri eksik olmasın”’ı dilerdim.
Lokum’a ve Çilli’ye kucak dolusu sevgilerimle...

Sevgili Ayşe İnan Alican, biz sizi pek sevdik, hele ki Lokum :)
Etkinliğimize katıldığınız ve bu keyifli röportajda aklımızdaki bir dolu soruya cevap verdiğiniz için çok teşekkürler.Başarılarınızın devamını dileriz.

Ev'cek çoooook sevdiğimiz ve durup durup okuduğumuz bir kitap var: 3 Kedi 1 Dilek. İnanılmaz keyifli hikayesi için Sara Şahinkanat'a, çokça gülümseten ve iç ısıtan çizimler için de Ayşe Ablamıza kocaman teşekkürler :)
Bir de Lokum, Yağmur'a çooook selam & sevgi gönderiyormuş :)

7 Eylül 2013 tarihine kadar "1 Dilek hakkınız olsaydı; ne dilerdiniz?"  sorusunu yanıtlayarak bu yazının altına yorum bırakanlar arasında yapacağımız çekilişle 1 kişiye Lokum'un seçimiyle 
"3 Kedi 1 Dilek " kitabını ve 1 mektubu göndereceğiz.


* Bu çekiliş haberini kendi blogunda/facebook ve twitter hesabında duyurmak zorunlu değil; sadece gönüllüdür :)


HERKESE PİTİ, PATİ VE PUS'UN SICACIK ARKADAŞLIĞINDAN LOKUM TADINDA OKUMALAR DİLERİZ :)

26 yorum:

  1. Her dilegimin olmasini ;)) begcos

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İlk yorum bayağı kapsamlı ve iddialı oldu :) Bol şans :)

      Sil
  2. Yanıtlar
    1. Aaa "huzur"u hepimiz isteriz herhalde :) Güzel bir dilek olmuş :)

      Sil
  3. ABlam şizofren..iyileşmesini dilerdim ..
    Kitap çok şirin görünüyor :)
    Kedili herşey ilgimi çekiyor..oğlum kedilere bayılıyor..bana hep kedi çizdiriyor :)ve birlikte miyavlıyoruz :) bu arada ben sıkça miyavlarım ciddiyim miyavlama ile ilgili komik anılarım da var..iyi miyavlarım bi sürü kişiyi kandırmışlığım vardır çevrede kedi var eve kedi girmiş vs diye :)))
    Ama ne tuhaftır ki aslında kedilerden korkarım hem korkuyorum hem de bu kadar ilgiliyim çok tezatım :)
    neyse çok uzattım bana bol şaaaaaaaaaaaannnnnsss :)

    http://loveandsmile.wordpress.com/


    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hmmm..
      Öncelikle geçmiş olsun ve dileğin en kısa zamanda gerçekleşir diyeyim..
      Daha önce bahsetmiştim hatırlarsan, benim de oldukça ciddi bir kedi fobim vardı,sonra Lokumla geçti :) Kedili ürünler de en az kediler kadar tatlı oluyor gerçekten :)
      Booolca şans o zaman :)

      Sil
  4. Ben de sonsuz dilek hakkı diyecektim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O da çok olurmuş herhalde :) Bir süre sonra tadı kaçar mıydı bilemem ama bu çekiliş için size de booolca şans :)

      Sil
  5. Ne guzel bir yazi olmus, emeginize saglik. :) ayse hanimla tanismak ayri bir guzellik. Yazinizla tanimis olduk.

    Benim tek bir dilgim var artik. Oglumun saglikli ve mutlu olmasi.

    Herkese bol sanslar,

    Sevgiler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhabalar,
      Çok teşekkürler.. Ayşe İnan Alican gerçekten inanılmaz mütevazı, güler yüzlü, samimi bir insan;tanıştığımız için çok mutluyum.
      Harika bir dilek bu :) Biz de size ailecek,ev'cek sağlıklı, mutlu günler dileyelim :)
      Size de çoookça şans dileriz,
      Sevgiler

      Sil
  6. Bir dilek hakkım olsaydı tüm sevdiklerimle birlikte mutlu, huzurlu, sağlıklı ve uzun bir ömür geçirmek isterdim :)
    Blogunuzu yeni keşfettim ve hemen takibe aldım.
    66. takipçiniz benim.
    Bu arada benim de çok hoş bir çekilişim var, muhakkak beklerim :)
    Sevgiler
    http://http://whiteglaze.blogspot.com/2013/08/beyaz-srn-buyuk-cekilisi.html
    twitter: @_gamzeahmet_

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhabalar,
      Çok hoş bir dilek gerçekten, sanırım hepimiz -neredeyse- her gün böyle bir dileği aklımızdan geçiriyoruz :)
      Görüşmek üzere,
      Sevgiler

      Sil
  7. Dünyanın dört bir yanındaki her çocuğun birbirinden güzel kitaplarla büyümesini ve büyüdüklerinde de o kitapları hiç unutmamalarını dilerdim sanırım :)
    Röportajı geç olsa da okumak çok keyifliydi. Ayrıca Lokum'un patilerinin olduğu resme bayıldım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Amanııııın ne hoş bir dilek :) Tam da "Hint Cevizi" tadında :) Bu dileğe de aynen katılıyorum :)
      Lokum'un patileri aslında tesadüfen orada olsa da fotoğrafa 1 hava katmış, biz de sonradan fark ettik :)

      Sil
  8. Dünya barışı diye klasik bir giriş yapacaktım vazgeçtim. Çocukların psikolojik ve fiziksel anlamda yeterince sağlıklı yetiştiği bir dünya diliyorum onun yerine... Bir nevi temel atıyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çoook mantıklı aslında, sağlam bir temel :)
      Bol şans sevgili "kuşyuvam" :)

      Sil
  9. Ne kadar da çok dileğim varmış :) içlerinden hangisini seçeceğimi bilemedim. Ama sanırım en önemlisi sağlık ve huzur. Hepimiz için sağlık ve huzur diliyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen katılıyorum. En önemlisi sağlık ve huzur :)
      Size de "Ada ile" bol şans :)

      Sil
  10. herkeslere kocamaann mutluluuuuukkkk diliyorum..:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaşasıııın :)
      Süper bir dilek bu :)

      Sil
  11. Allah herkese hakkında güzel olanı nasip etsin, hakkında güzel olacağı da kalbine razı etsin.Birde akılları Pavlov modundan uzakta ve jel kıvamında tutsun. Son olarak da daha önce yazdıklarını unutturmasın, unuttursa bile digital ortamdan tekrar buldursun.Ve kimse ışıksız karanlıkta kalmasın, Rab Edisonu cennetine kabul etsin. Ağustos bitmesin, günler kısalmasın ama hava bahar kıvamında olsun. Kuzey enlemlerde yaşamak, isteyene nasip olsun. Ama tekrardan, hiç ama hiç kimse ışıksız kalmasın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hahaha :) Hakikaten manidar dilekler olmuş. İçinde hem kuzey enlemleri hem Edison hem Pavlov var :) Bol şans dileriz.

      Sil
  12. 1 dillke hakkim olsa istanbulun veya izmirin denizinin eski zamanlardaki kadar temiz olsun isterdim. Oglum o denizlere girebilsin istersim. Cevreki daha temiz havamiz daha saglikli olaun isterdim. Isil

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dilekleriniz çok güzel,ancak ne yazık ki sizin yorumunuzdan önce çekilişi yapmıştık :/
      Yakında yepyeni bir röportaj ve kitap çekilişi olacak, yolunuz düşerse ona da bekleriz,
      Sevgiler :)

      Sil
  13. Evet biliyorum cekilis yapilmisti. Ben sadece dilek hakkimi kullanmak istedim :) gelecegim. Blogunuz cok guzel. Sevgiler isil

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kaçırdığınıza üzüldüm diyecektim ama neyse ki yepyeni çekilişler için buluşma şansımız oldu :) Hoş geldiniz, görüşmek üzere yeniden :)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...