
Karayla bağlantının olmaması fikri beni ürkütse de bir adada yaşamak fikri aslında oldukça cazip. Hele ki evde "kendi adamız olsa ne iyi olurdu"diyen 1 Balık'tan ve gezmelere doyamayan 1 Kedi'den sonra :)
Deniz yaşamı ile ilgili konular hep ilgimi çekmiştir zaten ama adada yaşamın da kendine has bir takım hoşlukları/terslikleri var. Ada yaşamı deyince hala aklıma Lost gelse de Nim'in Adası filmi de unutulmazlarım arasında. Adada yaşayanlar genelde doğa dostu iyi kişilerdir ve bu ortamı bozmaya "kötü"ler gelir ancak emellerine ulaşamazlar, gibi bir tema da pek tanıdık. Hal böyle olunca pek ticari bir kitapçıda 15 metre öteden kapağını görüp konusuna -neredeyse- hiç bakmadan aldığım 1 kitap var: Arne'nin Adası. Kitabın boyutu, kağıdı, resimlenme şekli hep aklıma Alev Saçlı Kızı getirdi...