
Bazı yazılar kuru kuru okunursa hep bir tarafı eksik kalırmış... İşte tam da bu sebepten aşağıdaki parça da eşlik etsin bize:
Uzak uzak diyarlarda kocaman bir çınar ağacı ve
onun yanı başında da suyu hiç bitmeyen bir çeşme varmış. Köydeki insanlar çeşme
başına su almaya geldiklerinde çınar ağacının gölgesinde bazen soluklanır bazen
de dertleşirmiş. Gel zaman git zaman bu heybetli ağaç insanların buluşma,
sevgililerin bakışma noktası olmuş.
Ne güzel sözler dinlemiş ne sırlara ortak olmuş bu koca çınar ve elbette çeşme.
Kaynak: burada
Lakin ayrılık vakti çok erken gelmiş. Köyünden,
evinden, arkadaşlarından, ağacından, suyundan koparılmış bu insanlar bir
"mübadele"ye katılmış. Gittikleri yer de belki anavatanmış,
aynı toprakmış ama çınar ağaçları; dertleştikleri...