
İki insan düşünün; biri beyaz diğeri siyah, biri al biri mor(ben), biri düzenli/titiz/temiz/aceleci ötekisi dağınık/pasaklı/her şeyi son dakikaya bırakan(ben).
Zihninizde canlanan bu iki insanın şimdi de kardeş olduklarını düşünün. (biraz zor olacak ama)
İşte bu resimdeki iki insan Eda ve ben :)
Benim doğduğum gün Eda güneşi siyah çizmiş ve anneme "ne zaman gidecek bu bebek" demiş. Evet bu cümle kayıtlarda var. Küçükken kedi-köpek kadar kavga ettiğimiz (ki lokum ve kahve bu tezi çürütüyorlardır sanırım) ancak büyüyünce de ayrılamadığımız, birbirimizi çokça özlediğimiz iki kardeş oluverdik. (Kardeşler arası kavga nasıl biter'in cevabı: büyüdüklerinde ve birbirlerini özlediklerinde :) Ankara'ya ilk gelen o oldu, birkaç yıl sonra da ben geldim zaten. Derken Eda -ki hep istediği bir...