Damla'yı blogundan uzun zamandır tanıyordum, "keşke gerçek olsa" diyerek ne demek istediği üzerine uzun süre kafa yormuşluğum var :) Yazıları o kadar neşeli o kadar komik ki sanki karşımda benimle sohbet ediyor gibi geliyor-du. Ben de bu sohbeti buraya taşımaya karar verdim:
Damla Merhaba,
Öncelikle “damlanın plakları”ndan biraz bahsedebilir misin? Neler
yapıyorsun bu plaklarla :)
Merhaba Esra’cım, plak
sevgim çocukluk yıllarıma dayansa da son 4-5 yılda bu kadar su yüzüne çıktı
diyebilirim. Sahafları geziyorum , antika pazarlarında antikacılarla ahbap
oluyorum, deli pazarlıklar yaparak yeni plaklara sarılıyorum. Ayrı bir dünya
onlar benim için. İflah olmaz bir mutluluk duyuyorum o plak cızırtısında ve
beni yazmaya teşvik ediyor. Ve inanmayacaksın belki ama çoğunlukla dinlemeye...
18 Mayıs 2015 Pazartesi
13 Mayıs 2015 Çarşamba
Avusturya-Mattighofen Tatili :)

En son "neredeyim" demiştim ve ortadan kaybolmuştum :)
Londrada değildim, Avustralyada ise hiç değildim.
Avusturya'nın Mattighofen isminde minnnacık bir kasabasında tatile gittik, "hala" tatiline.
Daha önce yurtdışına çıkmadığım için neler yaşarız, Elif durur mu uyur mu bir dolu soru vardı.
Oradayken de döndüğümüzde de şunu dedik:"İyi ki gitmişiz"
Yurtdışının benim gördüğüm kısmı gayet "normal"di yani çok acayip vurulduğum bir şey olmadı.
Ya da oldu mu yoksa?
Dur şimdi kafam karıştı yazarken :)
Etrafın yemmmyeşil olması, yolların düzenli/temiz olması, insanların saygılı olması gibi gibi şeyleri sayarsak -ki sanırım yurtdışına giden herkes hele ki Avrupaya gitmişse böyle hissetmiştir- dengeler değişiyor.
Elif küçük olduğundan aklımızda delice gezme planları yoktu. Sahiden de amacımız...
8 Mayıs 2015 Cuma
Blogum 3 Yaşında :)

İlk yazıyı sanki dün yazdım :)
Yok o kadar da değil, oldu tabii biraz.
Blogu açarken aklımdan neler geçiyordu şimdi tam hatırlamıyorum ama geçmiş zamanda bir dolugüzellik yaşadım burada. Mektuplaştığım, mailleştiğim, yüz yüze tanıştığım, instagramda yorumlarla haberleştiğim bir dolu güzel insan girdi hayatıma.
İyi ki varsın blog,
3.yaşın kutlu olsun :)
*Görsel sevgili Özlem Korçak'a aittir ve buradan ona bir milyon öpücüğümü gönderebilirim...
Bu aralar

Bu aralar ben pek yokum sevgili blog
Uzun zaman oldu bir şeyler yazmayalı.
Arada girdiğim yazılar çoğunlukla benden bahsetmiyordu. Özlem ile Londra turu yaptık sonra da Makarna Lütfen'in hikayesini Tuğbadan dinledik ama ben pek ses veremedim.
Yazamadığım için kendimi kötü hissettiğim yazıların başında Elifin 1 yaş ve bizim Avusturya gezimiz geliyor. Ennn kısa zamanda onları da yayınlamayı planlıyorum.
Bu ara Elifin uykusu şahane boyutlara ulaştığından bolca kitap okuyabiliyorum. "Bu ne yaman çelişki?" dediniz mi? Detaylı "uyku" yazısı hazırlıyorum, aynı ekgıda gibi. Benim bir yazıya başlamam ve yayınlayabilmem için arada geçen zamanda olaylar bile değişiyor:)ama neyse ben inatla yazıyorum, varsın taslak doldurmuş olayım...
En son 28martta Avusturyaya gitmiştik, döndüğümüzden...
22 Nisan 2015 Çarşamba
Günün Mutluluk Sebebi

Blogum taslaklarla dolup taşmaya devam ediyor.
Wordde yazsam da olur yani, nasılsa yayınlamıyorum :)
Paylaşmak istediğim onca şeyi o kadar parça parça yazmak zorunda kalıyorum ki, bütünden kopuyorum sonra (Eksik Parça-Shel :)
Son okuduğum kitap hakkında yazmak istiyorum ama yere yıkılmadan önce uyumam da lazım,
bu sabah gerçekten anlam veremediğim birkaç mesaj aldım, üzüldüm.
neyse ki o ara kitabımı okuyordum.
sonrasında tüm gün düşündüm de sahiden çocuk kitapları olmasa ben ne yapardım dedim :)
Aşağıdaki parağraf da okuduğum kitabın son satırlarından, hangi kitap olduğunu söylemeyeyim:
*selcen sen okuma gerisini
"Sen bir kahraman değilsin, ben de güzel değilim ve büyük olasılıkla sonsuza kadar mutlu yaşayamayacağız." dedi kız. "Ama şu anda yaşıyoruz ve birlikteyiz, her şey yoluna...
13 Nisan 2015 Pazartesi
1 Kitap 1 Mektup: Makarna Lütfen!'den Leziz Makarnaların Hikayesi :)

1 Kitap 1 Mektup etkinliğini düzenlemeye başlamadan önce aklımda hep "çocuk kitapları" ile ilgili bir şeyler vardı. Zaman zaman bu alanın birazcık dışına çıktım çünkü merak ettiklerimi muhataplarına sormak/öğrenmek istiyordum. Onlardan biri de "Makarna Lütfen!" markasının kurucusu Tuğba Bayburtluoğluydu. Neden mi? Önce röportajımızı yayınlayayım, altına da aklımdan ve tabii midemden geçenleri ekleyeyim :)
Tuğba Merhaba,
İlk sorum tabii ki leziz makarnaların hakkında olacak. Sırrı
muhtemelen çokça sevgi ve bolca emek ama sahiden nasıl bu kadar güzel
makarnalar yapıyorsunuz? :)
Çok teşekkürler çok sevindim beğenmenize gerçekten. Bizim
makarnaların tadı esasında bizim için ikinci planda. Sebzesi bol olsun diye bir
annesel düşüncemiz var. Tatları da güzel oluyor ne mutlu ki, üstüne...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)