Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu




2016da okuduğum yetişkin kitapları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2016da okuduğum yetişkin kitapları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Nisan 2016 Cuma

Mart Ayı Okumalarım :)

Bu ay okuduklarımdan çok keyif aldım. Napoli Romanları Serisi ise sadece bu ay için değil uzun zaman etkisinde kalacağım kitaplar oldu. Sgardoli ile devam etme kararı aldım zaten, inşallah Nisanda da İtalya ile devam etmeyi düşünüyorum.  Mart ayının ilk kitabı Joan Aiken'den: Bu kitap hakkında bloga detaylı yorum yazamadığım için üzüldüm. Yazarın 1924 doğumlu olduğunu kitaptaki bazı cümlelerden anlamıştım. O kadar muzip ki, kitabı kıkırdayarak okudum. İçinde 8 tane öykü var, benim favorim: Üç Gezgin.  Yazarın diğer kitaplarını da okumayı çok isterim. Kitapçıda gezerken keşfettiğim bir kitap olduğu için de ayrıca mutluyum. Bu kitap hakkında taslaklardaki yazımı er geç tamamlayıp yayınlarım :) Colas Gutman'ın Rose ve Çocuk kitaplarını da çok sevmiştim. Feride'nin kızı...
Devamını oku »

30 Mart 2016 Çarşamba

Napoli Romanları Serisi/ Elena Ferrante

Bu ay İtalya'ya bir hayli doymuş durumdayım. Her ne kadar bitirememiş olsam da Rodari ile başlayan serüven Sgardoli ile devam etti, ardından Napoli Romanlarını 15 günde bitirdim, elime aldığım başka bir kitabın daha İtalyan yazara ait olduğunu öğrenince de kitabı bıraktım. İtalya'ya biraz ara vereyim :) Son 15 günüm hayattan gerçekten kopuk geçti. İtiraf edeyim, fiziksel olarak yanında bulunduğum hiç kimsenin ruhen de yanında değildim, aklım fikrim İtalya'da çoğunlukla da Napolideydi. Şöyle sorular duydum: "Yemeğin altı neden hala yanıyor?" (yemek yerken) "Elif sana sesleniyor!?" (çocuğun boğazı kızarmış, Esoooş demekten) "İtalya bilgi notu hazır mı?" (iş yerinde de İtalya çalıştım yani, cevap: Napoli'yi anlatabilirim :) 15 günde yaklaşık 1700 sayfa okudum. Hızlı okuma yapan biri...
Devamını oku »

9 Mart 2016 Çarşamba

Ocak / Şubat 2016 Okuduklarım

Her bir kitabı buraya tek tek yazmaya niyetlendiysem de olmadı. Yapamadım. Ben de en azından ne okuduğumu yazayım, birkaç satır da olsa fikrimi belirteyim ki unutmayayım hislerimi. Önce Ocak ile başlayayım. Yılın ilk kitabı benim için öğretici olan / hayal kırıklığı da yaşatan "Denizin Dibindeki Ev" idi. Yorumum burada.  İkinci kitap, Aralık ayında başladığım Riko ve Oskar'ın 3. kitabı Çalıntı Taş oldu. Steinhöfel ile ilgili detaylı yazım taslaklarda sürünüyor ve ben ona baktıkça üzülüyorum. Ah bir yazsam ne iyi olacak. Ve bir diğer Steinhöfel kitabı ile devam ettim Ocak ayına: Yazarın ilk kitabı olduğunu okuduktan sonra fark ettim. Bu kitabı sadece piknikli bölümde makarayı koyvermek ve "sanırım şimdi altıma kaçıracağım" demek için bile okuyabilirsiniz. Kitabın genelini...
Devamını oku »

11 Şubat 2016 Perşembe

Özgürlük Hapishanesi /Michael Ende

Canım mektup arkadaşım Şirin'e bir mektubumda, "unutamadığın, çok sevdiğin kitaplar neler?" diye sormuştum, o da cevaben "Özgürlük Hapishanesi" demişti. Notlarıma ekledim ama baskısı olmayan bir kitap olunca çok da üzerine düş(e)medim. Şirin'in bir sonraki mektubunun içinden (ya da tam tersi) bu kitap çıkınca çok şaşırdım ve çok da sevindim. Ende, herkesin bildiği/tanıdığı/sevdiği Momo'nun yazarı. Elimde henüz okumadığım birkaç Ende kitabı da var ama Özgürlük Hapishanesini duymamıştım. Kapaktaki görsel ilgimi çekti; ancak hemen okumadım. Doğru zaman, kendiliğinden geldi :) İçinde farklı hikayeler olan kitapların bir yerde bağlanmasına alışkınım ve bu tarzı da severim. Bu kitapta ise 8 farklı hikaye var ve benim gördüğüm kadarıyla ortak bir yerde de buluşmuyorlar, tek bir şey dışında......
Devamını oku »

9 Şubat 2016 Salı

Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku / İlhami Algör

Bir kitabı sadece ismi ya da kapağı sebebiyle merak edebiliriz. İlhami Algör'ün İletişim Yayınlarından çıkan bu kitabını sanırım tüm sosyal medya okuduktan sonra "hah tamam, bir de şimdi ben okuyabilirim" deyip sepetime atmıştım geçmiş bir tarihte. Aralık sonu gibi düzenlediğim kitaplığın yetişkin edebiyatı bölümünde 20den fazla "çok merak ediyorsun bu kitapları, bak ne duruyorsun" köşesi yapmıştım. Lakin çocuk edebiyatı benim için o kadar keyifli geçiyor ki, açıkçası yetişkin edebiyatına ayıracak vaktim pek de olmuyor. "Her tercih bir vazgeçiş" tabii :) Gece zor uyuyan, gece boyu da sıklıkla uyanan (hakkını yemeyeyim bazen de az uyanıyor) bir yavrunun annesi olarak hafta sonları Elifin uyku saatlerinde mümkün mertebe bir şeyler okumaya çalışıyorum. O uyurken ütü yapayım derdim...
Devamını oku »