Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu




6 Aralık 2016 Salı

Dün / Challenge Accepted: İnternet Yok

Her şey pazar gecesi yatmadan önce elime aldığım kitaplarda okuduklarım sebebiyle oldu. Neden bilmiyorum yatmadan hemen öncesi için elime 3 farklı kitap aldım ve ikisinin o an için ne kadar doğru bir seçim olduğunu gördüm. Üçüncü ile sadece bakıştık, hatta "niye geldin buraya ben de bilmiyorum" dercesine bakmış olmalıyım ki kitabın canı da hiç okunmak istemedi :) İlk kitabım Yeşim Cimcoz'dandı. Yazmak üzerine güzel notlar aldım hatta dün de alıştırmalarına başladım. Çok hoşuma gitti. Diğer kitap da neredeyse sayfa sayfa okuyarak ilerlediğim ve bitmesini hiç istemediğim "Belirsizlik ve Değişimle Birlikte Yeni Bir Hayat" kitabı. Kitabın baskısı yok, ben de epeydir peşindeydim. Sonunda KK bana buldu sağ olsun. Kitapta yer alan şu paragraftan sonra "Dahili feragatın ne olduğunu daha...
Devamını oku »

1 Aralık 2016 Perşembe

Film / Kaptan Fantastik

Uzun zamandır hiç bu kadar kararlı olmamıştım film izlemek için. "Ama"ları bir kenara koyup kendime yiyecek içecek bir şeyler hazırlayıp son dönem arkadaşların tavsiyesi "Kaptan Fantastik"i izledim dün gece. Kısa da olsa yazayım aklımda kalanları. Beklentim yüksek olduğu için film beni inanılmaz derecede etkilemedi hatta benim için "izlenebilir" kategorisinde kaldı sadece diyebilirim. Konu iyi seçilmiş ancak kurguda kararsız kalınmış ve "nasıl versek biz bunu" krizleri ile baş edilememiş gibi gördüm. Bunu örtbas edebilmek için de ani çıkışlarla "bunu da anlatmadan geçmeyelim" denmiş ve bu hava benim için oldukça yüzeysel kaldı. Beklentim, evde eğitim gören çocuklar ve sistem hakkında bilgi sahibi olabilmekti. Fragmanını izlememiş sadece filmin konusunu okumuştum. Başroldeki Baba'yı...
Devamını oku »

29 Kasım 2016 Salı

Eva Luna'dan

Kitabı az önce bitirdim. Hakkında uzun uzun yazmak istiyorum ama ne yazsam sanki eksik kalacak. Hikayeyi sevmek bir yana hikayenin anlatılış tarzına hayran kaldım. Allende'yi alıp böğrüme bastım. Sırada ya Eva Luna Anlatıyor ya da Ruhlar Evi olacak, henüz karar vermedim. Bu kitabı bana hediye eden canım Leylak Dalı Nurşen Abla'ma buradan kocaman sarılır ve yeniden çok teşekkür ederim. Kitaptan: " Nasıl yapıyorsun? Yani insan nasıl yazı yazar?" "Becerebildiğim kadarını yapmaya çalışıyorum. Gerçek, her zaman ölçemediğimiz, çözemediğimiz bir karmaşa, çünkü her şey aynı zamanda oluyor. Seninle ben burada konuşurken, arkanda Kristof Kolomb, Amerik'yı keşfediyor ve vitraylı pencerede onu karşılayan aynı yerliler bu odadan birkaç saat uzaklıktaki bir ormanda hala çıplak geziyorlar, bundan...
Devamını oku »

28 Kasım 2016 Pazartesi

Bazen Olur Öyle / Kırmızı Lahana

"Bazen Olur Öyle" başlığını belki seri yaparım belki de yapmam ama başlığı sevdim. Karabalıkla dışarıda verilen havuç salatalarını çok seviyoruz. Hatta bazen aramızda paylaşamadığımız bile oluyor. Ancak şöyle bir sorunumuz vardı. Dışarıda havuç salatalarının yanına konan o "lahanamsı, mor renkli şey" neydi, onu bir türlü bulamıyorduk. Her yerde lezzeti aşağı yukarı aynı olsa da hani bir havuç gibi "tartışmasız aynı" da değil-di. İkimizin ailesi de yapmıyormuş demek ki, fikrimiz yoktu. Resmen dedektifliğe soyunduk ancak sormaya cesaretimiz de yok. Cesaretlenip sorduklarımızın yanıtlarını da anlayamıyoruz. Ben pazar pazar geziyorum, sebze meyvenin en bol olduğu marketlere giriyorum ancak yediğimiz haliyle o morlu sebzeden bulamıyorum! Zor bulunan veya pahalı bir şey olsa en uyduruk...
Devamını oku »

24 Kasım 2016 Perşembe

Geçen Hafta / Adana

Döner dönmez yazamadım ama Pazar gecesi saat 23'ten sonra yaptığım ütüde karşıma şu şarkı çıktı, şimdi de onu açtım, yazıya geçmeden belirteyim dedim, coşmuş bu ayol derseniz nereden geldiği belli olsun, çingene bir ruhum var onu anladım :) Adana kısacık minicik ama gayet güzel geçen bir tatil oldu. Elifle daha önceki uçak deneyimlerimizde bilinci çok yoktu ve bir şey anlamamıştı şimdi ise 2.5 yaş civarı (tam ayını hesaplayamıyorum, nisanda 3 bitecek, arada bir yerlerde yani) "bu ses ne anne?" "pilot bizimle konuşuyor." "nerde konuşuyor?" "ön tarafta" önümüzdeki adamı parmağıyla gösterip yüksek sesle "Bu mu pilot?" Ahahaha, çocukta suç yok, tek kelime cevaplarıma başka ne desin çocuk. Bazen böyle oyun oynamayı seviyorum onunla çünkü Elif de benzerini bize yapıyor, "neden?"leri ile...
Devamını oku »

17 Kasım 2016 Perşembe

Dün / No Panik Yes Huni :)

Blogdaki bu seriyi çok sevdim. Yazdıkça yazasım anlattıkça anlatasım var. İyi ki yazıyorum çünkü bu ara ajandamı da boş geçtiğimi fark ettim. Dönüp blogu okumak pek keyifli oluyor. Her şey dünden bir gece önce yatmadan instagramda bir hesaba denk gelmemle başladı. Gördüğüm anda tutuldum, içinde kitap da yoktu ama çok daha mavi bir şey vardı: DENİZ. Muhtemelen Türkiyedeydi ama o kadar denize susamış biriyim ki bana Karayiplerdeki mavi sular gibi geldi. Denizin enerjisine resmen aşık oldum. Uyudum. Ertesi gün oldu (yani dün). Bende hala bir deniz etkisi var. (çalıştığım yerde de denizle ilgili bir şeylere /ülkelere bakmak beni ayrıca mest etti/hani neredeyse yaptığım işten keyif aldım diyecektim -8 sene sonra) Öğlen yemekhanede patates yedim. Bu ara iki alternatif çıkıyor, biri balıktı...
Devamını oku »