Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu




31 Mart 2014 Pazartesi

Yılan ile Kertenkele: İki Komik Geveze :)

Bu kitabı uzun zamandır merak ediyordum. Tam da Zincir kitabından sonra farkında olmadan okumaya başladım, çevirisini Şiirsel Taş'ın yapmış olduğunu gördüm. Kitabın yazarı Yeni Zelanda'da yaşayan; eşi, dört çocuğu, on üç torunu ve torunlarının çocuklarıyla zaman geçirmekten hoşlanan; yün eğirme, örgü örme, ağaç tornacılığı gibi renkli uğraşıları olan sevgili Joy Cowley imiş.Kitaptan önce yazardan bahsettim çünkü bu giriş yazısı çok hoşuma gitti. Aklıma sevimli bir amca ve onun hayal dünyası geldi. Kitaba da o şekilde başladım. Yılan ile kertenkele çölün ortasında bir şekilde tanışır ve arkadaş olurlar ancak birbirlerine sürekli sataşmaktan da geri kalmazlar. İçinde onların yaşadığı maceralardan kısa kısa hikayeler var. Bazı hikayeler çok ince düşünülmüş. Sanırım en çok dikkat çekeni...
Devamını oku »

30 Mart 2014 Pazar

Uykuyu Depolayabilseydik :)

Kesin bu keşfi yeni anne olmuş biri yapardı :) Ya da eşinin sızlanmalarından usanmış bir erkek :) Kim olduğu önemli değil, neticede şimdiye kadar yapılmış olurdu herhalde. Hamilelik haberini paylaştığım hemen hemen her anne bana "amaaan uykusuz günler/geceler seni bekliyor" dedi. Kimi bunu "bunlar daha iyi günlerin" kıvamında söyledi; kimi de "sen şimdi bol bol uyu" diye tavsiye verdi. Haklı olduklarını biliyor(d)um da uyku dediğimiz şey henüz depolanmıyor ki, ben ne yapayım :) 32. haftalık izne ayrılıştan sonra yürüyüş, kitap okuma, film seyretme, canının istediğini yapma ve tabii ki uykun geldiyse uyuma sürecini izledim. Rahatladım. "Şunu da yapsaydım" dediğim şeyler pek az. O kadar da olsun değil mi :) Doğuma dinlenerek girmenin önemini okudum hep kitaplarda. Yürüyüşlerde tempolu...
Devamını oku »

29 Mart 2014 Cumartesi

Her Hamile (lik) Kendine Özel :)

İlk fark ettiğim şeylerden biriydi bu; ben/biz kendimize özeldik. Gerek fiziksel gerekse zihinsel açıdan. Haftalık gelişmeleri neymiş diye merakla bakıyordum(k) ama biliyorum(k) ki tüm bu bilgiler sadece genel bir çerçeve. Hele ki bir başkasıyla kendimi hiç kıyaslamadım; kıyaslamamaya çalıştım desem belki daha gerçekçi. Ama şu da var ki bazı kiloları duyduğumda "ooo ben o kadar almam" demiştim :) Fazlasını bile aldım hehe :)  İlahi adalet herhalde... Sonradan zaten bu kilo işini bıraktım. Madem ben/biz sağlıklı beslenmiş ve düzenli yürüyüş yapmıştık; gerisi de canımız sağ olsundu(başka ne diyeyim değil mi :) İnsanların kaçıncı haftada ne yaşadıklarını duymaktan/dinlemekten bazen o kadar sıkılıyordum ki sanki ortada bir yarış vardı ve ben bazen geriden geliyor bazen ileriden...
Devamını oku »

28 Mart 2014 Cuma

Çıtır Çıtır Felsefe: İnanmak ve Bilmek

"Neye inanırız ve neyi biliriz?" diye sormuş bu kez Brigitte Abla. Çıtır çıtır felsefe serisinin en son çıkan kitabı "İnanmak ve Bilmek"i okudum geçen gün. Aklımda yoktu yani okumak istediklerim arasında üstlerde değildi bu sıralar ama şu meşhur göz kırpmalar yok mu... Onlara engel olamıyorum. İyi ki de hemencecik okumuşum. Birincisi çıtır çıtır felsefe kitaplarının tarzını çok seviyorum, özlemişim. İkincisi içindeki felsefe hangi kitabını okusam -tesadüf bu ya- tammm da aklımdaki bir şeylere denk geliveriyor. Bu kitabın da öyle olabileceğini son cümlesine kadar aklıma getirmemiştim. Ta ki Brigitte Abla sanki bana yazmış gibi: "kendine inanmak, kendine güvenmektir" diyene kadar. Hani bu ara sağlıkla Elif'e kavuşma hayalleri kuruyoruz ve ben arada "hazır mıyım ki ya ben" halleri yaşıyorum...
Devamını oku »

27 Mart 2014 Perşembe

Egzersizlerin Kralı: Yürüyüş :)

Daha önce sporla pek şahane bir ilişkim olduğundan bahsetmiştim; ki o ara azimle pilatese gidiyordum. İnsanlar pilatese gidip belini incitmez sanırım, işte ben bunu başardığım için bırakmıştım pilatesi. Sonrasında da yeni bir şeylere başlayamadım. Hamileyken yüzmeyi çok istedim ama olmadı. Bence temiz olan havuzlar karabalığın içine sinmedi,Ankarada da (henüz) deniz olmadığından su sporları da kursağımızda kaldı. Ama bir spor/egzersiz var ki hayatımdan hiç çıkarmadım. İstesem de yapamadım hatta :) O da yürüyüş. Uzun bir süre sadece zihnimi boşaltmak için yürüdüm, hele ki öğle aralarında. İşini severek(!) yapan her insan gibi benim de molalara çok ihtiyacım oluyordu. Hatta öğlen çıkamamışsam dışarı öğleden sonra 10-15 dak. kaçıyordum. Yoksa nefes almak ne mümkün? Bir ara "formumu...
Devamını oku »

Zincir :)

Bu kitabı güzel tavsiyelerden sonra almış ama kitaplıkta unutmuştum. Geçen gün göz göze geldik, henüz ilk sayfasına şöyle bir bakayım derken kendimi kitabı bitirmiş buldum :) "Sıcacık iki dilim ekmek arası eriyen kaşar kıvamında" tam günü yatakta geçirmek isteyen bir kızın anlatımıyla başlıyordu kitap. Aklıma kendi öğrencilik yıllarım geldi. Öyle çok yataktan çıkmak bilmeyen bir halim yoktu ama neticede okula gitmeyi kim sever ki :) Kitapta 9 farklı bakış açısıyla 1 günde geçen olaylar anlatılıyor. Kitabın hikayesinden daha çok anlatımını sevdim. Yazarı Şiirsel Taş'ı ilk defa okuduğumu fark ettim, tarzı çok eğlenceli. Kitabın başında kendini anlattığı mini tanıtım yazısına bakınca bu hikayede kendinden esinlendiğini düşündüm. Başrolde de sanırım kızı Okyanus var :) Evdeki kedi...
Devamını oku »