Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu




5 Mart 2014 Çarşamba

Kereviz Yemeği /Patatesli/Mandalina Sulu :)

Her yemeğin bir pratiği olmalı :) Neyse ki benim gibi oturup mantı aç(a)mayanlar için hem pratik hem leziz hem de sağlıklı tarifler var. Kereviz çok uzun yıllardır hayatımda olan bir sebze değil. Hatta onun için "yeni üretildi galiba, ben daha önce hiç görmüyordum" demişliğim bile var. Sapı da oldukça faydalıymış ama ben hiç kullanmadım, nasıl ve nerede kullanılıyor onu da bilmiyorum. Ama kerevizin yemeğini çokça tüketmeye başladım, zaten evde sadece ben yiyorum :) En basit haliyle; Malzemeler: 2 orta boy kereviz 1 orta boy patates 1 adet havuç 1 adet mandalina ya da portakal Yapılışı: Kereviz, patates ve havuç minnak kıvamda doğranır.(küp şekli de olabilir ama hepsini aynı boy yapamıyorum hala) Tencereye azıcık zeytinyağı ve ardından minnak malzemeler konur. Üzerine mandalina/portakal...
Devamını oku »

Kedili Evde Bebek :)

Daha önce kedilerle olan ilişkimi daha doğrusu fobimi anlatmıştım. Yani ben bol kedili/köpekli bir evde büyümedim. "Evimizde hep bir hayvan vardı" diyemem. Balıklarımız vardı ama o garibanları sevmek biraz zor oluyordu :) Muhabbet kuşlarımız vardı ama nedense fazla yaşamıyorlardı.. Damda civcivlerimiz oldu, beni gördüklerinde kaçıyorlardı :) Kümeste tavuklarımız vardı, küçükken yumurtamızı oradan alırdık ama şimdi gir bir kümese desen ürkerim herhalde.. İnsan küçükken cidden daha cesur oluyor. Hatta kısa bir ara hayatımıza tavşan bile girdi... Ama ne kedi ne de köpek hayatımızda hiç olmamıştı. Ta ki kardeşim üniversiteden sonra evine köpek alana kadar. Tatlılardı ama minik bir tür olduğundan herhalde çok havlıyorlardı ve ben onları nasıl seveceğimi bilmiyordum. Şimdi kuzen Çağla'nın...
Devamını oku »

4 Mart 2014 Salı

Film Önerisi #6 : Gülen Gözler (Vecihi) :)

Enn sevdiğim Türk filmi desem Gülen Gözler için acaba abartmış olur muyum ya da unuttuğum başka bir film var mıdır bilmiyorum... Ne zaman izlesem hem çok gülerim hem de sonlara doğru biraz ağlarım ama hep çok keyif alırım. Bugün yine yeniden izledim bu filmi. Adile Naşit'in zamanına pek yetişemedim yani onun masalcı teyze hallerine. Onun mimiklerini çok seviyorum, o kadar sıcakkanlı ki. Bu filmde de 5 tane kızları var Münir Özkul ve Adile Naşit'in. Kızların her birinin de sevdiği/görüştüğü çocuklar var. Elbette ki benim favorim Vecihi yani Şener Şen. Komik karakter deyince benim aklıma hep o gelir. Bu filmde de o kadar güzel sahneleri var ki.."Veriyor musun" diye bir kendini sahneye atışı var ki.. Bir de uçakla geçerken elindeki gülü sevdiği kıza atmaya çalışması :) Kaynak: burada Sonlarında...
Devamını oku »

Hamileyken Evde Vakit Nasıl Geçer :)

Ohoo ondan kolayı mı var, yatarsın geçer :) demeyin... Öyle olmuyor. Tüm hamileliğini evde geçirenler zaten kendilerince oturttukları düzene alışmışlardır ama belli bir haftadan sonra işten ayrılıp evde olanlar için durum biraz farklı. Ki ben kariyer şöyle dursun işinden bir hayli hoşlanmayan bir insan(d)ım. Hatta "32. hafta gelsin artık" diyerek son haftaları tamamladım desem yeridir. 32. hafta benim için bir milattı açıkçası. Herkes bana "enayi" gözüyle bakadursun; o izinler sana sonrasında çok lazım olacak diyenleri duymamaya çalıştım ve hep "o izinler bize şimdi lazım" dedim... İyi ki de öyle yapmışım. 3 haftadır evdeyim ve "neden iznimi erken aldım" diye bir saniye bile düşünmedim. Ama yine de bir anda evde olduğum için kendimi hem iyi hissedecek hem de sıkmayacak aktiviteler...
Devamını oku »

3 Mart 2014 Pazartesi

Film Önerisi #5 : Frozen :)

Hani bazen boş vaktiniz vardır ve bir film izlemek istersiniz hatta mümkünse 1 animasyon... İşte tam o an'lara denk gelebilecek, fazlası pek olmasa da patlamış mısırın yanında çok sırıtmayacak bir film. Frozen: Konusuna; "Maceracı ve iyi kalpli bir kız olan Anna, kız kardeşi Prenses Elsa'yı bulup yaşadığı krallığa sonsuz kış getiren laneti sona erdirmesini sağlayarak, şehrinde yaşayan insanları eski güzel günlerine döndürmeye karar verir. Masalsı bir yolculuğa çıkan Anna'nın yol arkadaşı ise usta bir dağcı olan Kristoff ve sadık Ren geyiği Sven'dir. Ayrıca Olaf adlı bir başka yol arkadaşları daha olur. Mitolojik yaratıklar ve ürkütücü büyüler eşliğinde süren yolculuğun her dönemecinde ayrı bir tehlike ortaya çıkar. Yolculuğun asıl zor yanı ise zamanla yarışıyor oldukları gerçeğidir....
Devamını oku »

Heyecanlı Bir "Çift Çizgi" Haberi Nasıl Paylaşılır?

Bazen birinden önemli bir şey duyarsınız ve içiniz içinizde duramaz; taşmak ister.
Yani başkalarıyla paylaşmak...
İnsan sanırım mutluluğunu da acısını da paylaşınca kendini daha iyi hissediyor.
Bu konuda erkekler biraz ketum ama bence öyle olmaları daha iyi.
Kadınlar tarafındaysa bazen bakla ıslanmıyor, ne fenayız değil mi :)
Bir de kendi başımıza gelen güzel haberler var mesela hiç beklemediğin bir anda gördüğün çift çizgi gibi...
Kaynak: burada
Şimdi bu heyecanlı bir haber değil mi?
Hem de enn alasından!
Tabii ki emin olamama/ne yapacağını bilememe ve benim gibi şoka girme durumları da olabilir.
Peki böyle bir haber eşe dosta çevreye ne zaman/nasıl söylenir?
Elbette ki bu tamamen kişisel bir tercih yani doğrusu/yanlışı yok.
Kendi tecrübemizden yola çıkarak diyebilirim ki "en uygun zaman" diye bir şey de yok.
Ya pat diye söyleyeceksin ya da susacaksın :)
"Ben hamileyim"
"Biz bebek bekliyoruz"
"Sanki üç kişi mi oluyoruz ne?"
"(9 ay sonra falan) Anne olayım diyorum"
"Anneanne/babaanne/dede/teyze/hala/büyük büyük amca oluyorsun"lar var bir de...

Kaynak: burada
Diyelim paylaştınız.
İlk tepkilerin bazıları "şaşırma" şeklindeyse, çoğu "ben biliyordum zaten"lere bağlanıyor :)
"Son zamanlarda kilo almıştın sen"
"Yooo..."
                                                                    *
"Tipin bir değişti zaten, anlamıştım!"
"Daha dur ya, tipim değişecekse de şimdi biraz erken değil mi?"
                                                                    *
"Hıııı demek sigaradan o yüzden bu kadar rahatsız oluyordun!"(işyeri tabii ki bu)
"Nasıl yani??!! Hamile olmasam sigara dumanını içime mi çekmem lazım?"

Heyecanlı haberler nasıl paylaşılır tam olarak bilmiyorum ama "çift çizgili" bir heyecanlı haberi paylaşmanın binbir türlü yolu/şekli/cümlesi varsa karşılaşacağınız tepkilerin sayısının da bir o kadar binbir hali var :)
Bence en mantıklısı tüm dünyaya anons etmeden önce kendi içinizde bu haberi sindirmek, sevincini yaşamak...

Devamını oku »