Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu




10 Kasım 2015 Salı

Kürk Mantolu Madonna

Bu kitabı okumadan çok önceki düşüncem: "Herkes okumuş, okuyor, merak ediyorum ama emin değilim nasıl olduğundan, sever miyim acaba, yok ben kesin yarıda bırakırım, fazla "edebi" eser sevmiyorum, yanında kahveli fotoğrafının 5 liraya verildiği karikatürden sonra kapağın yüzü eskidi bende." Yavaş yavaş kitabı merak edip almaya niyetlendiğimdeki düşüncem: "Sanırım vakti geldi, Kürk Mantolu Madonna'yı kitaplığıma koymalı ve yakın bir zamanda okumalıyım. Merak ediyorum." Biraz zaman geçer... "Tam alacaktım ki başka kitaplar araya girdi." Derken, günlerden bir gün siparişime "evet" dememe tam olarak 1 adım kala durakladım ve akşam Elif ile buluşacağımız aklıma geldi. Nedense ondan güzel bir kitap önerisi duyacağımı düşündüm. Akşam buluştuk ve konu tabii ki kitaplara geldik. Bu ara neler...
Devamını oku »

7 Kasım 2015 Cumartesi

Hayallerimin Kitapçısı

Kitapları çok seven hemen herkesin hayalidir sanırım bir gün bir kitapçı sahibi olmak. Sıcak bir atmosferde elinde kahve kupası gelen gidenle sohbet edip kitap okumak... Kare'de çalışmamış olsaydım belki daha romantik cümleler kurabilirdim ama biraz işin içine girince romantizm ışıkları anında sönüyor ne yazık ki. Belki de bu yüzden benim hayalim bir kitapçı değil de bir kütüphane. "Çocuk kütüphanesi" hatta :) Hani mesajlar yanlış gitmesin sevgili evrene :) Bu kitabı geçtiğimiz haftalarda Yağmurda gördüm ve çok merak ettim. (Gamze, senin de tavsiye ettiğini düşünmüştüm ama yanlış hatırlamışım) Bir süredir gece kitabı olarak uykudan önce okuyorum bu kitabı. İlk sayfalarda çok zorlandım. Hikayenin içine bir türlü giremedim çünkü ortada bir hikaye göremedim :) Sonra anlatım tarzına...
Devamını oku »

Hoş Geldin Kasım :)

Sanırım bazen "dağılmak", toplanmak için gerekli olan bir şey. 29 Ekim tatili için aklımdan geçen hemen hiçbir şeyi yapamamış olmama üzülmedim. Üzülecek vaktim olmadı:) Meğerse 3 gündür yanan kaloriferden vücudum tir tir titrerken tesadüf eseri haberimiz oldu. Uşak'ın Sesli battaniyelerinin altında kedi gibiydim oysa. Elif'e "el-ayak-ağız" hastalığının başlangıcı demişti doktor,kreşe göndermedik. Kaç kişiye sordum(doktorlar dahil) bu hastalığın büyüklere geçmediğini söylediler. Ben de buna inandım. Bir gün uyandığımda yüzümde tam 14 (sayıyla on dört) saçlarımda iki adet sivilce vardı ve acayip kaşınıyordu. (Gregor Samsa gibiydim :) Ellerim ve ayaklarımda kızarıklıklar vardı,yürürken ya da bir şey tuttuğumda acıyordu. Bunların hiçbirini bir araya getiremedim çünkü gripte 4. haftayı...
Devamını oku »

29 Ekim 2015 Perşembe

Bu Aralar: Biraz Dağıldım

Sanırım biraz dağıldım. 10 milyon tane işe yetişmeye çalışırken kimseden yardım istemeden kendi halimde dolanıp durmak biraz yordu beni. 3. haftanın da bittiği sümüklü halimiz, burun tıkanıklığının tetiklediği baş ağrılarım, iş yerinde yetiştirmem gerekenler, evle ilgili yapmam gereken işler derken biraz fazlaca dağılmışım. Bu tatil için kafamda çok güzel planlar vardı oysa. Bugün doktora gittik ve Elif'in bulaşıcı bir hastalığın başlangıç evresinde olduğunu duyduk. Aman ne güzel:) Evet her şeyin başı sağlık. Ama önce "anne" kişisi iyi olacak,lafını yeniden andım durdum. Biliyorum bu da geçecek ama ben bu sefer kendimi ihmal etmeden çözüm bulmaya çalışıyorum. İnterneti tamamen farklı bir sebep için 5 dakikalığına açmışken kendimi bu satırları yazarken buldum. Sanırım yetişemediğimi...
Devamını oku »

27 Ekim 2015 Salı

Günün Mutluluk Sebebi: 13 / Arkadaşlık

Aklımdaki "mutluluk sebepleri"mi yazıp kendimi daha da mutlu hissetmeye şu an çok ihtiyacım var. Bir acayip sümüklüyüm ve kafam kazan gibi..Hani nasıl desem kafamın içinde filler halay çekiyor :) Geçen hafta çok acayip bir şey oldu ve her gün bir arkadaşımla buluştum. Hatta birkaç gün hem öğlen hem de iş çıkışında görüştüm. Fark ettim ki arkadaşlık sahiden de güzel bir şükür sebebi. Önceki yıllarda biraz daha yalnız ya da erkeklerle takılıyordum. Yalnız takılmak işin aslı hala en sevdiğim şey :) Çünkü yalnız hissetmiyorum, kitaplardaki karakterler sağ olsun hep yanı başımda. (Bu ara çok abartmışım, aynı anda okuduğum kitap sayısı 5i geçti ve karakterler kafamda birbirine değmeden yürüyemiyorlar :) İş yerindeki yeni birimimde yine erkek sayısı daha fazla, mesela bizim kattaki tek...
Devamını oku »

26 Ekim 2015 Pazartesi

Az Malzemeli Çok Pratik Aşure :)

Geçen seneki "aşure çorbası" macerasından sonra bu sene açıkçası yapmaya hiç niyetim yoktu. Ben yine Esen'in ve annemin gazına geldim. Annem kolay kolay "sen yaparsın" demez :) Instagramda paylaştığım fotoğrafın altına "sen aştın kendini" yazan arkadaşlara da buradan selam vermiş olayım. Benim yaptığım aşure sahiden oldukça pratik. Pilav yapmayı başaralı son birkaç ay olduğu göz önüne bulundurulursa bence ben de aştım kendimi. İşin aslı bu seneki aşure ile olan en güzel şey, kendime olan güvenimin artmış olması oldu. Bir de aşureyi yaptıktan sonra hissettiklerim. Onları en sona yazayım, önce "az malzemeli çok pratik" aşureyi yazayım. Malzemeler: 1 su bardağı aşurelik buğday yarım su bardağı kuru fasülye yarım su bardağı nohut 1 adet limonun kabuğu 2 paket vanilya 1 yemek kaşığı bal 2...
Devamını oku »