Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu




7 Nisan 2016 Perşembe

Ben ve Sen / Giusi Quarenghi

"Yaşam, yazarlarını bekleyen bir hikayedir. Kim anlatmak ister?" Çok güzel bir ifade değil mi? İçinde farklılıkları ve benzerlikleri olan iki yaşam hikayesi var bu kitapta: Aziza ve Beata Kütüphaneci Marina'nın büyük bir kentin yakınlarındaki küçük bir kasabanın kütüphanesinde çalıştığını okuyunca kitaba hemen kanım kaynadı tabii. Ne yazık ki ülkemizde kütüphaneciler  biraz "hayatından bezmiş, kitaplarla pek de ilgisi olmayan" mizaçta olduklarından (istisnaları tenzih edeyim) Marina'nın işini severek yaptığını okumak beni çok mutlu etti. "Kütüphanede, yıllar boyunca bilgileri katalogladıktan, dosyaladıktan, kitap arayıp bulup ödünç verdikten, danıştıktan ve ona danışılmasından sonra, Marina kendine özel bir uğraş edinmişti. Bir düşünce üzerinde yoğunlaşıyor, düşünceyi bir...
Devamını oku »

6 Nisan 2016 Çarşamba

Böcekler İçin İlkyardım Merkezi / Doğabilimci Profesörün Heyecanlı Yolculuğu / Guido Sgardoli

4 yıllık blog hayatımın en uzun başlığını sanırım az önce yazdım. İki kitaptan bir arada bahsetmesem olmayacaktı, ben de tek bir yazıda tatlı Camilla ve veteriner babası hakkında düşüncelerimi yazayım istedim. İlk kitap benim için biraz hayal kırıklığı oldu açıkçası, hatta Goodreads puanım 5 üzerinden 3. İçimden de diyorum "Sgardoli Abi sen ne yaptın böyle?" Neyse ki ikinci kitapta beklediğim toparlamayı yaşadım. Her iki kitabın YKY tarafından basıldığını baskı kalitesinin güzel olduğunu ancak ilk kitabın redaksiyon işleminin sanki biraz özensizce olduğunu hissettim. Sgardoli ile şu kitap ile tanışmıştım, "Var Mısın Yok Musun" ile devam etmiştim, bu iki kitap da biraz çerez oldu :) Goodreadste yazarın başka kitaplarını da gördüm, umarım yakında çevirileri olur. Pegasus Yayınlarından...
Devamını oku »

5 Nisan 2016 Salı

Solucan ve Patlıcan :)

Canım blog, bugün biraz iç dökmeye biraz da günlük tutmak için geldim buraya. Bu ara zaman nasıl geçiyor anlayamıyorum. (ne zaman anlamış olduğumu da hatırlamıyorum gerçi) Hayatımda çok şükür güzel şeyler olurken (annem ve teyzemin gelmesi gibi) ben HALA hiçbir şeye odaklanamıyorum. Sorumluluklarımın tamamını ceketi üzerimden çıkarır gibi çıkartasım geliyor. Hava zaten sıcak, benim üzerimde kat kat ceketler var. Bir de atkı bere takayım tam olsun! Fotoğraf makinesinde netlik yapmaya uğraşırsın ama bir türlü başaramazsın ve elinde hep flu bir görüntü oluşur; işte bu ara önümde böyle bir fluluk görüyorum. Okuduğum kitaplardan hiç zevk almıyorum. Eskiden devam etmezdim şimdi sorunun kitapta değil de bende olduğunu anlayınca en azından iki satır okuyayım diye zorluyorum kendimi. Sebep? Kafamı...
Devamını oku »

1 Nisan 2016 Cuma

Var Mısın Yok Musun / Guido Sgardoli

Üniversitedeyken bir yıl boyunca Veteriner Fakültesinin içindeki yurtta kaldığım için oda arkadaşlarım ve yurttaki arkadaşlarım veterinerdi. Bazılarının ilk senesiydi ve at, eşek, inek vb'nin  tüm kemiklerinin Latincesini ezberlemeye çalışıyorlardı. En zor dersleri anatomiydi, şanslılarsa (ben değil tabii ki, kokusu fenaydı) kemik bulup odaya getirir ve yerinde inceleme yaparlardı. Tıp Fakültesi zor bir bölüm ama bana veteriner olmak daha da zor gelir tüm bu sebeplerle. Hayvanları sevmeyeyine pek denk gelmedim ama tüm hayvanları (istisnasız) böğrüne basmak isteyeni ile oda arkadaşı olmak da oldukça eğlenceli oldu aslında. Şimdi neler yapıyordur bilmiyorum, en son haber aldığımda tropik hayvanlarla ilgili doktora tezi yazıyordu Almanya'da. Sgardoli'nin hayat hikayesini okuyunca...
Devamını oku »

Bir Düşününce...

Kitap tanıtım yazısı yazıyordum ama aklıma geldi, bugün hissettiklerimi buraya da yazayım istedim. Hani bazen aklınıza hiç gelmeyecek bir şey başınıza gelir ya, dün hemen hemen öyle bir şey oldu. Karabalık da -benim tanımış olması güzel tabii- yemekten sonra verdi bu haberi. Bir insan yemekten sonraya kadar nasıl içinde tutabilir bomba haberleri ben bilmiyorum. bkz: karabalık. Zaten giriş böyle olduğuna göre pek sevineceğim bir haber olmadığını da anladım. Şu mu bu mu derken aklıma hiç gelmemiş bir şeyin içinde olduğumuzu anladım. Eskiden bu durumu üzerimden 1-2 gün atamazdım, ruh halim de öyle olurdu. Tamam haberi ilk duyunca gözlerim bir sulandı ama (o zaten benim normalim, dikkate almayalım) olasılıkları da gözden geçirince "ne yapabiliriz?" diye çözüm üretenin ben olduğumu gördüm! Valla...
Devamını oku »

Mart Ayı Okumalarım :)

Bu ay okuduklarımdan çok keyif aldım. Napoli Romanları Serisi ise sadece bu ay için değil uzun zaman etkisinde kalacağım kitaplar oldu. Sgardoli ile devam etme kararı aldım zaten, inşallah Nisanda da İtalya ile devam etmeyi düşünüyorum.  Mart ayının ilk kitabı Joan Aiken'den: Bu kitap hakkında bloga detaylı yorum yazamadığım için üzüldüm. Yazarın 1924 doğumlu olduğunu kitaptaki bazı cümlelerden anlamıştım. O kadar muzip ki, kitabı kıkırdayarak okudum. İçinde 8 tane öykü var, benim favorim: Üç Gezgin.  Yazarın diğer kitaplarını da okumayı çok isterim. Kitapçıda gezerken keşfettiğim bir kitap olduğu için de ayrıca mutluyum. Bu kitap hakkında taslaklardaki yazımı er geç tamamlayıp yayınlarım :) Colas Gutman'ın Rose ve Çocuk kitaplarını da çok sevmiştim. Feride'nin kızı...
Devamını oku »